Bu site akademik araştırmalarına Haliç Üniversitesi'nde devam etmekte olan tıp hekimi Dr. Meriç Adil Altınöz, ve Boğaziçi Üniversitesi Sosyoloji Bölümü mezunu Osman Seyit Börütecene tarafından hazırlanmıştır. Dr. Altınöz 1997 TÜBİTAK Teorik Tıp Bilimleri Yarışması'nda üniversiteler arası Türkiye birinciliğine sahiptir, ve son olarak Montreal Neurological Institute'da virus reseptörleri ve gen tedavisi üzerine post-doktora yaptıktan sonra yurda dönmüştür. Site, Balıkesir Manyas'taki ilk göçmen kuş olguları esnasında hazırlanmış, karantina kaldırılınca güncellemelere geçici süre ara verilmiş, ancak ölüm vakaları olunca tekrar sürekli güncellenmesine karar verilmiştir. Sitede güncel gazete bilgileri de kaynak gösterilerek yayınlanmakta, ama 'Genel Bilgiler' kısmı, sadece uluslararası hakemli dergilerde yayınlanan makaleler baz alınarak hazırlanmakta, ve sürekli güncellenmektedir. Hedef, sansasyondan uzak ve sorumlu internet yayıncılığıdır.
Türkiye ve Romanya’nın ardından Yunanistan’ın Sakız Adası’nda da kuş gribi vakası görüldü.
Yunan devlet televizyonu NET, Sakız Adası’ndaki bir çiftlikte 10 hindinin ölü bulunması üzerine yapılan laboratuvar incelemesi sonucu, hindilerden birisinde kuş gribi virüsüne rastlandığını duyurdu.
Yunanistan’daki ilk vaka niteliğindeki hastalığa yol açan virüsün türünün öldürücü H5N1 olup olmadığının belirlenmesi için laboratuvar incelemesi yapılıyor.
NET, hastalığa rastlanan çiftliğin karantinaya alındığını da belirtti.
Yunanistan Sağlık Bakanlığı yetkilileri, Sakız Adası’nda görülen kuş gribi virüsünün Türkiye’den geçtiğinin tahmin edildiğini açıkladı. Yunan Tarım Bakanlığı da, ülkede kuş gribi vakasına rastlandığını doğruladı.
Diyarbakır Tarım İl Müdürü Mustafa Kayhan, merkeze bağlı Gömmetaş Köyü’nde bugün ihbar edilen tavuk ölümlerinin sıkça görülen tavuk vebasından kaynaklandığını bildirdi.
Kayhan, konuyla ilgili olara A.A muhabirine yaptığı açıklamada, kuş gribi nedeniyle itlaf edilen kümes hayvanları için tazminat ödendiğini duyan köylülerin her türlü kümes hayvanı ölümlerini kendilerine bildirdiğini belirtti.
Merkeze bağlı Gömmetaş Köyü’nden bugün gelen bir ihbar üzerine Tarım İl Müdürlüğü personelinin köye giderek inceleme yaptığını ifade eden Kayhan, “Görevlilerimiz, köyde 15-20 tavuğun öldüğünü tespit etti. Arkadaşlarımız klinik belirtileri nedeniyle ölümlerin daha önce de sıkça görülen tavuk vebasından kaynaklandığını söylediler. Ancak yine de her ihtimale karşın gidilen her yerden numuneler alınıyor ve bunlar laboratuvarlara gönderilerek gerekli inceleme yapılıyor” dedi.
Genelkurmay Başkanlığı, internet sitesinde yayınladığı yazıyla, yurtdışına çıkacakları Kuş Gribi’ne karşı uyardı. Gribin görüldüğü bölgelere gidenlerin, canlı hayvan pazarları ve kümes hayvanları çiftliklerinden uzak durmaları istenen yazıda, el hijyenine dikkat etmeleri gerektiği belirtilerek, “hastalık görülen bölgelere gitmeden önce, bir sağlık kiti hazırlanması, tüm aşıların yaptırılması” önerisinde bulunuldu.
Genelkurmay Başkanlığı’nın resmi internet sitesinde, Sağlık Bakanlığı, Dünya Sağlık Örgütü ve Hastalık Kontrol Merkezi’nden (CDC) hastalığa ilişkin derlenen bilgilere yer verildi.
KUŞ GRİBİNİN İNSANLARA ETKİLERİ
Yazıda hastalığın insanlara bulaşmasının, enfekte hayvanlara veya enfekte hayvanların dışkı, burun salgıları vb. materyalleri ile bulaşmış yüzeylere temas sonucu ya da bu materyallerden havaya karışan virüslerin solunması ile olabileceği belirtiliyor.
Kuş Gribi insanda görüldüğünde tipik grip (Influenza) benzeri semptomlar (ateş, öksürük, boğaz ağrısı ve kas ağrısı) gösteriyor. Göz enfeksiyonları, zatürre, akut solunum yetmezliği gibi şiddetli ve hayatı tehdit eden kötü gelişmeler de görülebiliyor.
Avian Influenza’nın alt tiplerinden H5N1, hızlı bir şekilde genetik değişime uğraması ve diğer türler için enfekte edici nitelik kazanması nedeniyle daha ciddi bir hastalık olarak değerlendiriliyor.
ULUSLARARASI YOLCULAR İÇİN TAVSİYELER
Genelkurmay Başkanlığı’nın sitesinde yayınlanan yazıda, özellikle yurtdışına çıkacak kişilere, hastalığa karşı şu uyarılarda bulunuluyor:“-Temel ilk yardım ve tıbbi ilaçları içeren bir sağlık kiti hazırlanmalı. İçerisinde termometre ve el hijyeninin sağlanması için alkol bazlı el temizleyicileri mutlaka bulundurulmalı.
-Grip hastalığı (Influenza) konusunda bilgi edinilmeli.
-Tüm aşılar tam olarak yapılmalı.
-Seyahate çıkmadan 4-6 hafta önce seyahat hizmeti veren bir merkezdeki hekimle görüşüp gerekli bilgi ve ilaçlar öğrenilmeli.
-Sağlık sigortası yaptırılmalı, gerekiyorsa ek poliçe düzenlenmeli.
-Gidilecek ülkedeki sağlık kuruluşlarının isim ve adresleri seyahatten önce tespit edilmelidir.”
KUŞ GRİBİ GÖRÜLEN BÖLGEDE DİKKAT EDİLECEKLER
Yazıda, hastalığın görüldüğü bölgelerde bulunanlara ise şunlar tavsiye ediliyor:
“-Canlı hayvan pazarları ve kümes hayvanları çiftliklerinde bulunulmamalı.
-El hijyenine dikkat edilmeli, eller sık olarak su ve sabunla yıkanmalı veya alkol bazlı el temizleyicileri kullanılmalı.
-Influenza virüsleri ısı ile tahrip olurlar. Virüs 60 derecede 30 dakikada ölür. Önlem olarak, tüketiciler kümes hayvanlarını ve yumurtalarını tüketirken tam olarak pişirildiğine emin olmalıdırlar. Bu nedenle yenilecek gıdaların iyi pişirilip pişirilmediğine dikkat edilmeli.
-Eğer solunum şikayetleri veya herhangi bir rahatsızlık belirtileri varsa acilen bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.”
Kuş Gribi vakalarının görüldüğü bölgelerden dönüşte ise sağlık durumunun 10 gün süreyle izlenmesi, ateş ve solunum şikayetleri ile seyreden bir hastalığın mevcudiyetinde hemen bir sağlık kuruluşuna başvurulması ve yakın zaman içerisinde Kuş Gribi görülen bir bölgede seyahat edildiğinin mutlaka doktora bildirilmesi gerekiyor.
Yazıda verilen bilgilere göre, ABD’deki 1983-1984 salgınında ABD’de yaklaşık 65 milyon dolar değerinde 17 milyon kanatlı hayvan itlaf edilmişti.
İtalya’daki 1999-2001 salgınında ise virüs, 9 ay içinde genetik değişime uğrayarak yüksek patojenite kazanmış, bu salgında da 13 milyon kanatlı hayvanın bir kısmı ölmüş, bir kısmı da itlaf edilmişti.
Asya kıtasında 8 ülkede (Kamboçya, Çin, Endonezya, Japonya, Laos, Güney Kore, Tayland ve Vietnam) 2003 yılı sonu ile 2004 yılı başlarında görülen salgında, 100 milyondan fazla kanatlı hayvan itlaf edilmişti. Mart 2004′te salgının kontrol altına alındığının bildirilmesine rağmen, Haziran 2004′te halen H5N1 enfeksiyonu nedeniyle ölümler görülmüştü.
Yazıda, Ağustos 2005′te Rusya ve Kazakistan’da, Ekim 2005′te ise Romanya ve Türkiye’de hastalığın görülmesinin “H5N1 nedenli salgının halen devam ettiğini” gösterdiği ifade edildi.
İspanya, kuş gribine karşı önlem amacıyla 2 milyon kutu antiviral Tamiflu ilacı siparişi verdi.
İspanyol basınında yer alan haberlerde, kuş gribinin insandan insana ya da pişirilmiş etle geçmediği, panik yaratılmaması gerektiği vurgulandı.
İspanya’da bulunmayan ve sadece Roche firmasının laboratuvarlarında üretilen Tamiflu ilacından sadece 2 milyon kutu istendiği gerekçesiyle hükümete eleştiri yöneltildi.
Eleştirilerde, Fransa ve İngiltere’nin ilaç talebinin İspanya’nın talebinden 6 kat fazla olduğu görüşü savunuldu.
Veterinerler Konseyi Başkanı Juan Jose Badiola, İspanya’nın en az 8 milyon kutu antiviral ilaca ihtiyacı olduğunu ileri sürdü.
Göçmen kuşlarla yayılan virüsün Asya’da 60 kişinin ölümüne yol açtığını hatırlatan gazeteler, ‘’virüsün, AB’nin kapısına geldiğini'’ yazdılar.
Öte yandan, yetkililer, İspanya’nın 2005 yılında Türkiye ve Romanya’dan kanatlı ve kümes hayvanları ithalatının olmadığını duyurdular.
AB’nin Balıkesir’in Manyas İlçesi’nde görülen kuş gribi türünün ölümcül olduğunun açıklanması Türkiye’de paniğe yol açtı. Hastalığa yakalanmaktan korkan halk aşı olmak için eczanelere akın etti. Bu panik havasından rahatsız olan hekimler, halkı bilgilendirmek amacıyla dün İstanbul’da basın toplantısı düzenledi.
İstanbul Tabip Odası’nda düzenlenen basın toplantısına İstanbul Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Gencay Gürsoy, İstanbul Veteriner Hekimler Odası Başkanı Prof. Dr. Tahsin Yeşildere, Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları Derneği Başkanı Prof. Dr. Haluk Eraksoy, İstanbul Tıp Fakültesi Mikrobiyoloji ve İmmünoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selim Badur katıldı. Hepsi de alanında uzman olan hekimler, halkın gereksiz yere korkuya kapıldığı fikrinde birleşti.
İlk sözü alan Gürsoy, Türkiye’nin ciddi bir sağlık sorunuyla karşı karşıya bulunduğunu ancak bunun paniğe yol açacak kadar önemli olmadığını söyledi. Uzmanların kamuoyuna gerekli açıklamaları yaptıklarını belirten Gürsoy, “Türkiye’de kuş gribinden hastalanan insan yoktur. Bu nedenle kamuoyunun paniğine yol açabilecek ciddi bir sorunla karşı karşıya değiliz” dedi.
SIRALAMADA YERİ YOK
Haluk Eraksoy da, kuş gribinin insana bulaşmasının son derece zor olduğunu söyledi. Hastalığın görüldüğü Asya’da milyonlarca kümes hayvanının telef olduğunu, hastalıktan etkilenen insan sayısının ise 116 olduğunu hatırlatan Eraksoy, “İnsanlığı tehdit eden ilk 100 virüs sıralansa, kuş gribi bunların arasına giremez” dedi.
Tahsin Yeşildere ise kuş gribi konusunda Türkiye’de görülmemiş bir önlem alındığını ve bunun önemli olduğunu söyledi. Bu önlemlerin virüsün sıçramasını önlemek için olduğunu belirten Yeşildere, “Artık virüs Türkiye’de görülmüştür ve sürekli önlem almak gerekir. Ancak bu önlemler insanları endişelendirmemeli çünkü insanlar arasında hastalığın bulaşma riski düşük” diye konuştu.
AB Komisyonu, Türkiye’nin kendilerinden kuş gribi konusunda yardım istediğini açıkladı. Bu çerçevede Komisyon, pazartesi günü Türkiye’ye uzman heyeti gönderme kararı aldı. Türkiye ve Romanya’da görülen kuş gribinin Avrupa’ya yayılmasından endişe eden AB uzmanları, dün bir toplantı yaptı.
Toplantının ardından yapılan açıklamada, Türkiye, Romanya ve Bulgaristan’daki gelişmelerin yakından takip edildiği bildirildi. Romanya’ya gönderilen 3 uzmana ilaveten Türkiye ve Bulgaristan’a pazartesi ile perşembe günleri arasında durumu yakından değerlendirmek üzere bir tıp ve bir laboratuvar olmak üzere 2 uzmanın gönderileceği belirtildi. Komisyonun açıklamasında “Türkiye’ye giden uzmanlar durumu yakından görecek ve Türk meslektaşlarıyla birlikte çalışacak” denildi.
KÜMES ZORUNLU OLACAK
Avrupa Birliği Komisyonu uzmanları, göçmen kuşların 25 AB ülkesi için oluşturabileceği riskleri de gözden geçirerek alınacak önlemleri belirledi.
Bu önlemler şöyle sıralandı:
# Çiftliklerdeki biyo-güvenlik tedbirlerinin artırılması ve sulak alanlar gibi yüksek riskli bölgelerde hastalığın erken saptanması için sistemler kurulacak.
# Kurulacak erken uyarı sistemiyle bir vaka halinde yetkililerin alarma geçmeleri sağlanacak. Kaynağı belirsiz ölümler, ilgili birimlere haber verilecek.
# Çiftliklerin risk bölgelerine ne kadar uzaklıkta kurulabileceği yeniden gözden geçirilecek. Kümes hayvanları mutlaka kapalı yerlerde tutulacak.
# Ülkeler göçmen kuşların uğradığı riskli alanları gözlem altında tutacak ve alacakları önlemleri 5 Kasım’a kadar Komisyon’a bildirecek.
Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) kuş gribiyle mücadele koordinatörü David Nabarro, ‘’Yeni bir grip salgını olabilir, H5N1 virüsü buna aday'’ dedi.
İspanyol El Pais gazetesine demeç veren Nabarro, dünyadaki en son grip salgının 30 yıl kadar önce olduğunu hatırlatarak, ‘’tarihi sürece bakılırsa bu yıllarda yeni bir salgın ihtimali bulunduğunu'’ söyledi. Türkiye’deki kuş gribinde tespit edilen ölümcül H5N1 virüsü konusunda alarm veren kişi olarak bilinen 56 yaşındaki Nabarro, ‘’Bir riske karşı alarm veriyoruz. Eğer ülkeler hazırlıklı olmazsa bunun çok korkunç etkileri olabilir'’ dedi.
Göçmen kuşlarla H5N1 virüsünün tüm dünyaya yayılmasından endişe ettiklerini söyleyen DSÖ koordinatörü,
‘’Eğer bir salgın olursa bu tüm dünyada korkunç sonuçlar yaratır. Bu yüzden hazırlıklı olmalıyız'’ ifadesini kullandı.
Romanya’da bulunan kuş gribi virüsünün de yapılan testler sonucu ölümcül H5N1 olduğu açıklandı.
Romanya’da ortaya çıkan kuş gribi vakalarıyla ilgili olarak İngiltere’de yapılan laboratuvar testlerinin, bu ülkedeki kuş gribinin ölümcül H5N1 türünde olduğunu doğruladığı bildirildi.
Romanya devlet veterinerlik kurumu tarafından yapılan açıklamada, ülkedeki kuş gribinin yüksek derecede hastalığa sebebiyet veren H5N1 tipi olduğu kaydedildi. Hayvan Sağlığı ve Hastalıkları Kurumu sözcüsü Alina Monea, ‘’Londra’dan, bunun H5N1 virüsü olduğunu doğrulayan telefon aldık'’ dedi.
Romanya Tarım Bakanlığı sözcüsü de, tarım ve veterinerlik
yetkililerinin, İçişleri Bakanlığı ve yerel yetkililerle salgına karşı mücadele edileceğine karar vermek üzere acil toplandığını bildirdi.
İngiliz Yetkililer: Virüsün kaynağını belirlemek için ek testler yapılacak
Romanya’da ortaya çıkan kuş gribi vakalarının türünün H5N1 türü olduğunun İngiltere’deki laboratuvar testleriyle doğrulanmasının ardından, virüsün kaynağının belirlenmesi için ek testlere ihtiyaç bulunduğu bildirildi.
İngiltere Çevre, Gıda ve Kırsal İşler Dairesi sözcüsü, Londra’nın güneyindeki Surrey laboratuvarında yapılan testlerin, Romanya’da ortaya çıkan kuş gribi vakalarının H5N1 türü olduğu ortaya koyduğunu belirterek, virüsün kaynağının Asya ve Türkiye’dekiyle benzerliğini belirlemek için ek testler yapılması gerektiğini kaydetti.
İngiliz sözcü, ek testlerin virüsün dünyanın neresinden geldiğini belirlemekte yardımcı olacağını ifade ederek, bu testlerin sonucunun gelecek günlerde alınabileceğini söyledi. Romanya Tarım Bakanlığı, ülkedeki kuş gribi vakalarının türünün H5N1 olduğunun İngiltere’deki laboratuvar testleriyle doğrulandığını açıklamış, bu sabah tarım ve veterinerlik yetkililerinin, İçişleri Bakanlığı ve yerel yetkililerle hastalıkla nasıl mücadele edileceği konusunda acil toplantıda bir araya geldiklerini bildirmişti.
AB Komisyonu, Türkiye’de ortaya çıkan H5N1 tipi kuş gribinin, Rusya, Moğolistan ve Çin’deki virüslerle doğrudan bağlantısı bulunduğunu açıklamıştı. Bu arada Brüksel’deki bir AB Komisyonu sözcüsü, Romanya’daki kuş gribi vakalarıyla ilgili test sonuçlarını beklediklerini,
İngiltere’den sonuçların kendilerine TSİ 14:00 civarında geleceğini söyledi.
H5N1 tipi kuş gribinin insanlara kolaylıkla bulaşmadığı biliniyor. Ancak bu kuş gribi türü, Asya ülkelerinde son iki yılda çoğunluğu kümes hayvanları üzerinde çalışan 117 kişiye bulaştı ve bu kişilerden 60′ı öldü. Bilimadamları, bu tür kuş gribinin mutasyona uğrayarak, insandan insana geçen bir türe dönüşmesi, bunun da tehlikeli bir grip salgınına yol açmasından endişe ediyorlar.
Ocak 2004 yılında Tayland ve Vietnam sağlık otoriteleri A/H5N1 kuş gribi virüsü ile meydana gelen ilk insan kuş gribi vakalarını bildirmişlerdir. İnsanlarda oluşan enfeksiyon, 2003 yılı Aralık ayı ortalarında Kore’de ortaya çıkan ve 7 Asya ülkesine yayılan, kümes hayvanlarında görülen enfeksiyonla direkt olarak bağlantılıdır. Şu ana kadar Vietnam ve Tayland dışında bir ülkeden insanlarda enfeksiyona neden olan kuş gribi vakası bildirilmemiştir.
Kuş gribi salgınının endişe yaratmasının tarihsel bir nedeni vardır. Zamanlaması tam olarak bilinememekle birlikte dünya çapında grip salgınları yaklaşık 10-40 yıl gibi düzensiz aralıklarla ortaya çıkan ve her seferinde çok sayıda insanın hayatını kaybetmesine, sosyal karmaşaya ve ekonomik kayıplara neden olan bir tablo çizmektedir. Geçtiğimiz yüzyılda üç büyük dünya çapında salgın yaşanmış ve bunların içinde en büyüğü olan 1918-1919 yıllarındaki dünya çapındaki salgında yaklaşık 40 milyona yakın insan hayatını kaybetmiş ve bu salgın insanlık tarihinin en ölümcül hastalık hikayesini oluşturmuştur.
Tarihsel olarak incelendiğinde 20. yüzyılda 9-39 yıl arayla antijen kayması sonucu ortaya çıkan yeni virus alt tiplerine bağlı dört ya da beş grip pandemisi olmuştur. 1918-1919 yıllarındaki H1N1 pandemisinin 40-50 milyon kişinin ölümüne neden olduğu tahmin edilmektedir. Ardından 1957-1958 (H2N2), 1968-1969 (H3N2) ve 1977-1978 (H1N1) pandemileri olmuştur. Halen dünya üzerinde H3N1 ve H1N1 virusları birlikte dolaşmaktadır.
Bundan sonra da yeni pandemilerin olması kaçınılmaz gibi görünmektedir. Uğradıkları sık ve kalıcı antijen değişmeleri nedeniyle, dünya üzerindeki influenzavirus aktivitesi sürekli olarak izlenmekte ve grip aşılarının bileşiminde her yıl ayarlamalar yapılması gerekmektedir. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) bu amaçla 1947’de başlattığı Küresel Grip Programı’nı uygulamaktadır.
Geçtiğimiz yüzyıla kıyasla içinde bulunduğumuz yüzyılda dünya çapındaki salgınların başlamasında rol oynayan faktörler daha iyi anlaşılmıştır. Griple ilgili araştırmalar 1997’de Hong Kong’da ortaya çıkan ilk kuş gribi salgını ile hız kazanmıştır. Bu salgında ilk kez bir kuş gribi virüsü önce başka bir memeli canlıda değişim geçirmeden direkt olarak insanlara atlamış ve ciddi hastalığa neden olmuştur. 18 kişide enfeksiyon gelişmiş ve bunların 6’sı hayatını kaybetmiştir. 3 gün içinde Hong Kong’daki salgın sırasında üç gün içinde tüm tavuklar kesilerek salgın durdurulmuştur.
Aynı kuş gribi virüsü 2003 yılında Hong Kong’ta tekrar ortaya çıkmış ve birisi ölümle sonuçlanan iki vakaya neden olmuştur. Bazı uzmanlar 1997 yılındaki Hong Kong salgınında olduğu gibi tüm dünyada yaygın bir izlem ağı ile ortaya çıkabilecek yeni bir virüsün hızlı olarak tespiti ve vakaların karantinası ile yeni bir dünya çapında salgının önlenebileceğini düşünmektedir.
Kümes hayvanları çiftliklerinde ortaya çıkan salgın ekonomiyi zayıflatmış ve yiyecek güvenliği ile ilgili etkilerine rağmen esas olarak insanlarda dünya çapında bir salgını başlatabilmesi ihtimali nedeniyle endişe oluşturmuştur. Dünya çapında bir salgının başlaması için gerekli olan faktörlerden üçü araştırmalar sonucunda tanımlanmıştır. Bunlardan birincisi genel toplumun bağışıklık kazanmamış olduğu ve ona karşı etkin bir aşının bulunmadığı yeni bir grip virüsünün ortaya çıkmasıdır. İkincisi yeni virüsün insanlarda çoğalabilme ve hastalığa neden olma yeteneğine sahip olmasıdır. Üçüncüsü yeni virüsün etkin bir şekilde bir insandan diğerine geçebiliyor olmasının ve topluma yayılması gerekliliğidir. Şu anda ilk iki faktör gerçekleşmiş durumdadır.
Şu anda hayvanlardaki bu kadar büyük ve yaygın bir kuş gribi salgınının yanında insan vakalarının sayısının kısıtlı kalması kuş gribi virüsünün kümes hayvanlarından insanlara geçişinin çok kolay gerçekleşmediğini göstermektedir. Ayrıca bugüne kadar yapılan araştırmalar henüz insandan insana etkin bir geçiş olduğunu göstermemiştir. Ancak bununla birlikte virüs iki mekanizma ile kolaylıkla ve hızla insandan insana geçme yeteneği kazanabilir. Bunlardan birincisi insanlarda gelişen kuş gribi enfeksiyonu sırasında halihazırda insanlarda dolaşan insan gribi virüsleri ile aynı anda enfeksiyon olması durumunda her iki grip virüsü genetik etkileşim geçirip daha önce insanlar arasında geçme yeteneği kazanmış olan insan grip virüsünden rahatlıkla insandan insana geçiş özelliğini alabilir. İkinci mekanizma ise insanda enfeksiyona neden olan kuş gribi mutasyona uğrayıp yine insandan insana bulaşma yeteneğine kazanabilir. Uzmanlar virüsün bu yeteneği kazanabilmesi için sadece ufak bir değişiklik geçirmesinin yeterli olacağına inanmaktadır.
Hiç kimse dünya çapında bir salgının gelişmesi için gerekli olan 3 faktörden sonuncusunun gerçekleşip gerçekleşmeyeceğini veya ne zaman gerçekleşebileceğini önceden tahmin edemez. Ancak gerçekleşme ihtimali kümes hayvanlarındaki salgının yaygınlığının artmasıyla, salgının kontrol edilmesinin zorluğuyla ve insana bulaşma ve insanda enfeksiyona neden olma ihtimalinin artmasıyla birlikte artmaktadır. Bu koşullar şu andaki durumu, dünya çapında bir salgına hazırlık planının hızlandırılması için, yeterince ciddi yapmaktadır.
Dünya çapında salgına neden olan faktörlerin anlaşılması gerçekçi bir şekilde gerekli önlemlerin alınması için fayda sağlamıştır. Bu önlemler; dünya çapında salgının önlenmesi için; insanlardaki salgının önlenmesi ve daha fazla yayılımın olmasını önlemek; daha iyi hazırlık yapabilmek ve cevap verebilmek amacıyla kuş gribi virüsüne karşı aşı üretilmesi de dahil olmak üzere araştırma yapılmasını içermektedir. Dünya çapında salgını durdurmaya yönelik ilk önlem virüsün barındığı hayvanları yok etmektir, böylece virüsün insanlara bulaşma ve enfeksiyona neden olma ihtimali azaltılabilmektedir. Bu amaca yönelik müdahale hasta kümes hayvanlarının hızlı bir şekilde kesilerek imhası, karantinaya alınması, dezenfeksiyonu ve çiftliklerde katı biyo-güvenlik önlemlerinin alınmasıdır. Kuş gribi virüsü ile karşılaşma ihtimali çok yüksek olan çiftlik çalışanlarının her yıl hazırlanan grip aşılarıyla aşılanmaları özellikle önemlidir çünkü hem insan grip virüsü hem de kuş gribi virüsü aynı kişide enfeksiyon oluşturursa genetik yapılarını değiştirme ihtimalleri yüksektir.
İnsanlarda salgınların kontrol edilmesi, yaygın ve etkin bir tarama ve vaka tespitine, uluslar arası standartlarda laboratuar teşhisine ve vakaların artmaması için enfeksiyonun kontrolüne bağlıdır. Bu hastalıkla ilgili klinik deneyimler henüz yetersizdir ve bu salgında etkili olan kuş gribi virüsü ile oluşan salgınlarda vaka ölüm oranları çok yüksektir.
Yeni kuş gribi ile oluşabilecek salgında antiviral kullanımı sorun olabilme ihtimali taşımaktadır. Yeni kuş gribi zaten halihazırda iki tip antiviral ilaçtan birine karşı dirençli bulunmuştur. Eğer bu virüs insanların solunum yolunun dışında da çoğalabiliyorsa ki bazı bilim adamları bundan şüphelenmektedir, o zaman ikinci tip antiviralde etkisiz kalacaktır.
Bütün bu endişelere cevap olarak Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) dünya çapında bir grip salgınına hazırlık için teknik konsültasyon yapmak amacıyla 16-18 Mart 2004 tarihleri arasında toplanmıştır. 100’ün üzerinde uzman DSÖ’nün önerdiği önlemlerin yaygınlığı, uygulanabilirliği ve etkinliğini; ulusal otoriteler ise gribin ülke içinde ve ülkeler arasında yayılımını yavaşlatmak ve neden olabileceği hastalık, ölüm ve sosyal karmaşayı azaltmak için alınması gereken önlemleri değerlendirmiştir.
Yüksek oranda hastalık ve ölümlerin oluşmasını önlemede ilk sıradaki savunma yöntemi olan aşı temini dünya çapında bir salgının başlangıç döneminde ve uluslar arası ilk yayılım dalgasında büyük oranda yetersiz kalacaktır. Üretim kapasitesi limitlidir ve üretim ve stoklamada da kısıtlamalarla karşılaşılabilecektir. Üretim kapasitesinin kısıtlı kalması özellikle Avrupa ve Kuzey Amerika’da eşitsiz dağılım problemi daha da büyütebilecektir. Dr. Meric Altinoz
meric.altinoz@gmail.com
Avrupa Birliği uzmanları, öldürücü kuş gribi virüsünün (H5N1) AB’ye girmesini önlemek için alınacak tedbirleri belirlediler.
AB’den yapılan açıklamada, uzmanların 2 günlük olağanüstü toplantılardan sonra benimsedikleri tedbirlerin; çiftliklerdeki biyo-güvenlik tedbirlerinin artırılması ve sulak alanlar gibi yüksek riskli bölgelerde hastalığın erken saptanması için gerekli sistemlerin getirilmesi üzerinde yoğunlaştığı belirtildi.
KÜMES HAYVANLARINI KAPALI TUTULMASI
Hastalığın göçmen kuşlardan evcil hayvanlara bulaşmasını önlemek için, üye devletlerden kendi durumlarına göre uygun biyo-güvenlik tedbirlerini almasını isteyen uzmanlar, yüksek risk olan bölgelerde kümes hayvanlarının kapalı yerlerde tutulmasının bu önlemlerden biri olduğunu belirttiler.
AB üyelerinden, göçmen kuşlarla evcil hayvanların temasının önlenmesi için alacakları tedbirleri Avrupa Komisyonu’na bildirmeleri de istendi.
HAYVAN ÖLÜMLERİNİN BİLDİRİLMESİ
Uzmanlar, kanatlı hayvan yetiştiricilerinden de, hayvanların sağlığını yakından takip etmelerini, hayvan ölümlerini acilen yetkililere bildirmelerini istediler.
Komisyon Türkiye, Bulgaristan ve Romanya’daki gelişmeleri yakından takip ettiğini belirtti. AB’den bir tıp ve laboratuvar ekibi pazartesi-perşembe günleri arasında Türkiye ve Bulgaristan’da incelemelerde bulunacak.
Bu arada Gürcistan hükümeti, kuş gribinin komşu ülkelerden yayılmasını önlemek için alınacak tedbirleri onayladı.
Sağlık Bakanı Lado Çipaşvili, enfeksiyona karşı gerekli malzelemelerin alınması için hükümet olarak 500 bin dolar ayırdıklarını söyledi.
Dünyanın en saygın bilim dergisi Nature, Kuşgribi ile ilgili literatürlerini ücretsiz kullanıma açtı
Dr. Meriç Altınöz'ün girişimini değerlendiren Nature, kuşgribi ile ilgili literatürlerini ücretsiz kullanıma açtı. İlgili bölüme buradan ulasabilirsiniz.
Türkiye'de kuş gribinin görülmesi ve kronolojik gelişimi
Türkiye'de kuş gribi ilk kez 8 Ekim 2005 gibi haber kanallarına düşmüş, Manyas ve Gönen'deki göçmen kuş yollarına yakın bölgelerdeki kümes hayvanlarında enfeksiyonun görülmesi üzerine ciddi karantina tedbirleri alınmış, çok sayıda hayvan itlaf edilmiş, uzun süre enfeksiyon tekrarı olmayınca bu karantina kaldırılmıştır. Kuş gribi 2001'de İngiltere'de, ve son dönemde de Rusya ve Ukrayna gibi Doğu Avrupa ülkelerinde görülmüştür. İlk ölümcül vakalar Güney Doğu Asya'dan bildirilmiştir. Göçmen kuşlara sınır çizme gibi bir tedbirin alınamayacağı ortadadır, ve alınan tedbirler zaten alınması gereken tedbirlerin maksimumu şeklinde gerçekleşmiştir. Şu anda ortaya çıkan ve iki çocuğun ölümü ile sonuçlanan vakalar herhangi bir lisanslı firma tarafından satılmamış, ve hastalıktan öldükleri görüldüğü halde tüketilmiş tavuklardan kaynaklanmaktadır.
Sağlık Bakanlığı, ilk ölüm vakasından sadece 48 saat sonra H5N1-kuş gribi açıklaması yapmıştır. Influenza (kuş gribi) virüsleri, önemli ölçüde segonder (ikincil) bakteri enfeksiyonlarına ve pnömoniye (zatüree) zemin hazırlayarak ölümcül etki göstermektedir. Ortada ciddi bir endemi olmadığı halde Sağlık Bakanlığı hem gereken açıklamaları yapmaktan kaçınmamış, hem de lisanslı üretim yapan firmalara zarar verecek dedikodu mahiyetindeki açıklamalara prim vermemiş; dolayısıyla ülkemizi sağlıksız bir panik ortamından korumuştur. Buna rağmen bakanlık maalesef tedbirsizlikle suçlanmıştır. Oysa sağlık tarihinde yetkililerin abartılı açıklamalarının sadece zarar verdiği hep gözlenmiştir.
Dr. Meric Altinoz meric.altinoz@gmail.com, Osman Borutecene osman@visnum.com